7 Ocak 2010 Perşembe

Sarılma Hormonu : OKSİTOSİN

Kadınlar için sarılmak erkeklere oranla çok daha önemli. Çünkü kadınların ilgiye ihtiyacı var hemde beynen.. BUYRUN...

------------------
Sarılmanın kadın ve erkek tarafından farklı algılanması, farklı cinslerin ‘oksitosin’ denilen ‘sarılma hormonu’na değişik şekilde cevap vermesinden kaynaklanıyor. Oksitosin, beynin en ilkel bölgelerinden biri tarafından, dokunma, sarılma, kucaklanma, orgazm gibi fiziksel tahrik olmalar sonucu üretiliyor... Orgazm sırasında kadın ve erkek her ikiside oksitosin üretiyor. Oksitosin, aynı zamanda yetişkinlerin birbirine bağlanmasında da benzer bir rol oynuyor. Yakın fiziksel temas, oksitosin hormonunun seviyesini arttırıyor, kadın bedenini daha çabuk cevap verir hale getiriyor ve bunun sonucu olarak da eşleriyle aralarındaki bağı kuvvetlendiriyor...

Okşamanın psikolojik etkisi de var. Birine daha çok dokununca, ona daha yakın hissediyorsunuz... Bu da güven duygusunu arttırıyor ve sakinleştiriyor.. Bu dokunmaların seksle sonuçlanması gerekmiyor. Genel kanıya göre cinsel birleşmeden sonra kadınlar, eşlerine sarılmak isterken, erkekler ise uykulu hissediyorlar.... Bu araştırma sonuçları seksin ardından kadınları sarılmak isterken erkeklerin neden arkasını dönüp uyumak istediklerini de açıklıyor... Bu fark oksitosin hormonunun, seks hormonları testosteron ve östrojen karşılıklı etkilişim şeklinden kaynaklanıyor. Kadın seks hormonu östrojen, sarılma hormonunun etkisini çoğaltıyor. Erkek seks hormonu testosteron ise bu etkiyi engelliyor, mani oluyor.

Araştırmaya göre yumuşakça okşanan bir kadının beynindeki oksitosin hormonu üretimi artarken, kalp atışları yavaşlıyor, kan basıncı yeterli dereceye düşürüyor... Oysa erkek okşandığında bu etkiler gözlenmemiş... Araştırma ekibinin bulgularına göre erkeklerin eşlerinin sarılmasından etkilenmemesi normal... Hepsi hormonlar yüzünden... Duygusal yönden zayıf ve kendilerini önemsemelerinden değil.